DAĞLIK ALANLARIN ÖNEMİ

Sayın katılımcılar, değerli meslektaşlar,

Bugün burada, dağ ve dağlık alanlarda bütünleşik risk yönetimi ve toplum farkındalığı üzerine görüşlerimizi paylaşmak için bir araya geldik.

Türkiye’nin dağlık bölgeleri; sıcak su kaynakları, volkanik oluşumları, zengin ekosistemleri ve kıymetli madenleriyle ülkemiz için büyük bir değer taşımaktadır. Ancak bu değerler, aynı zamanda karmaşık afet tipleriyle iç içedir: deprem, heyelan, çığ, volkanizma ve iklim değişikliğine bağlı riskler, dağlık alanların yönetiminde dikkate alınması gereken temel unsurlardır. Ayrıca insan çevresi de yerleşim özellikleri bütününde konunun önemli bir boyutudur.

İzmir özelinde düşündüğümüzde, kentin yaklaşık %60’ı dağlık alanlardan oluşmaktadır. Türkiye genelinde ise ülke yüzölçümünün %70’in üzerinde bir bölümü dağlık alanlardan meydana gelmektedir. Bu alanların yerleşim, turizm çeşitliliği ve doğal kaynak kullanımıyla iç içe geçtiğini görüyoruz. Dolayısıyla dağlık alanların korunması ve yönetilmesi yalnızca sosyo-ekonomik ve kültürel yönleriyle değil, aynı zamanda coğrafi özelliklerine göre farklı afet tipleri farkındalığı ve yerel-ulusal toplumsal sorumlulukla doğrudan bağlantılıdır.

“Türkiye’de coğrafya terminolojisine göre 13 aktif volkan bulunmaktadır; bunların en bilinenleri Ağrı, Erciyes, Nemrut, Hasan, Tendürek ve Süphan Dağlarıdır. İzmir ve Ege Bölgesi’nde ise Bozdağlar, Yamanlar ve Nif Dağı gibi dağlık alanlar sıcak su kaynaklarıyla bağlantılıdır. Balçova ve Seferihisar çevresindeki jeotermal kaynaklar, İzmir’in dağlık coğrafyasının afet riskleriyle iç içe geçmiş doğal zenginliklerine örnek teşkil etmektedir.” Fay hatlarıyla birlikte birinci derecede risk bölgesi olan İzmir’de çok yönlü risk yönetimi planlaması yerel ve merkezi düzeyde önem taşımaktadır.

Yerel toplumsal farkındalığı artırmak, afet risklerini toplumun sosyo-kültürel gücünden yararlanarak azaltmak ve disiplinlerarası sürdürülebilir çözümler geliştirmek için burada bir sinerji yaratmayı hedefliyoruz. Bu bağlamda, erken uyarı sistemleri, afet yönetim planları ve ekosistemlerin korunması da yerel ve ulusal gündemimizin önemli yönleridir.

Bugünkü oturumun gerçekleşmesini sağlayan uzmanlarımıza ve Konak Kent Konseyi-Belediye yapılanması işlevselliğini sağlayan yönetim birimlerimize teşekkür ederiz. İzmir’in kültür sermayesinin gücüyle, bu toplantıya katılımlarıyla değer katan tüm paydaşlarımıza ayrıca minnettarız.

Toplantımızın, dağlık alanların doğal zenginlikleri ile afet riskleri arasındaki ilişkiler bütününü daha iyi anlamamıza ve toplum farkındalığını güçlendirmemize katkı sağlayacağına inanıyorum. Hep birlikte, bilimsel veriler ışığında, daha güvenli ve sürdürülebilir bir gelecek için İzmir’de bütünleşik Risk Yönetimi Çalıştayı hedefleyebilir ve oluşturulacak veriye dayalı eylem planlarımızı kentin stratejik planlarına aktarabiliriz.

Toplantının faydalı olmasını diliyorum.

KAPANIŞ KONUŞMASI

Sayın katılımcılar,

Bugün burada, dağlık alanların doğal zenginlikleri ile afet riskleri arasındaki hassas dengeyi birlikte değerlendirdik. Türkiye’nin aktif volkanları ve İzmir çevresindeki sıcak su kaynaklarıyla bağlantılı dağlarımız, bize hem doğanın gücünü hem de yönetim sorumluluğumuzu hatırlattı.

Bu toplantının yarattığı toplumsal ve idari farkındalıkla önümüzdeki aylarda planlanabilecek bir çalıştayın, bilimsel veriler ışığında toplum farkındalığını artırarak daha güvenli ve sürdürülebilir bir gelecek için yol gösterici olacağına inanıyorum. Katkılarıyla toplantımıza değer katan tüm uzmanlarımıza, kurumlarımıza ve paydaşlarımıza teşekkür ederim.

Hep birlikte, İzmir’in güçlü kültür sermayesini ve bilimsel birikimini kullanarak, dağlık alanlarda bütünleşik risk yönetimi için somut adımlar atacağımıza yürekten inanıyorum.

Toplantımızın sonuçlarının, kentimizin stratejik planlarına ve ulusal bütünleşik afet yönetimi vizyonuna katkı sağlamasını diliyor, sizlere teşekkür ederek,  saygılarımı sunuyorum.

BASINA ÖN BİLGİ

İzmir’de 7 Nisan 2026 tarihinde, Konak Kent Konseyi kolaylaştırıcılığı ve katkılarıyla düzenlenen

“Dağlar, Sosyo-Ekonomik Yapılar, Afetler ve Volkanizma “unsurlarının birlikte değerlendirileceği toplantıda, dağlık alanların doğal zenginlikleri ile afet riskleri arasındaki hassas denge ele alınacaktır. Türkiye’nin aktif volkanları ve İzmir çevresindeki sıcak su kaynaklarıyla bağlantılı dağlar, doğanın gücü ve toplumsal-kurumsal, yönetim sorumluluğu vurgulanarak, Katılımcılar, bilimsel veriler ışığında toplum farkındalığını artırmak ve sürdürülebilir çözümler geliştirmek amacıyla önümüzdeki aylarda gerçekleştirilmesi planlanan çalıştay için görüşlerini paylaşacaktır. Toplantının sonuçlarının İzmir’in stratejik planlarına ve Türkiye’nin bütünleşik afet yönetimi vizyonuna katkı sağlaması hedeflenmektedir.

Categories:

Yanıt yok

Bir yanıt yazın